RSS evrim teorisi rss
 
 

Ekosistemler ve Biyoçeşitlilik

Ekosistemler ve Biyoçeşitlilik

Dengeli ve sağlıklı bir ekosistem geniş bir yelpazedeki canlı türlerine ev sahipliği yapar...

Ekosistem belirli bir alanda bulunan canlıları ve fiziksel çevreyi içeren bir kavramdır. Bünyesinde barındırdığı canlılarla birlikte bir göl, bir orman, bir mercan resifi ekosisteme birer örnektir. Örneğin Sibirya'da bulunan Baykal Gölü, 2.500 bitki ve hayvan türünü barındıran bir ekosistemdir.  (Biyolojik Çeşitlilik Haritası, National Geographic Maps, Ekim 2001.)  Her ekosistem kendine özgü bir canlı çeşitliliğine sahiptir; türlerin sayıları ve özellikleri ortamdan ortama değişiklik gösterir. Örneğin, Kuzey Amerika'daki tipik bir ormanda onlarca, Güney Amerika'daki bir yağmur ormanında ise yüzlerce ağaç türü vardır.

Burada üzerinde durulması gereken nokta şudur: Dengeli ve sağlıklı bir ekosistem geniş bir yelpazedeki canlı türlerine ev sahipliği yapar. Çok sayıdaki tür iç içe geçmiş kompleks bir sistem içinde birbirine bağlıdır ve bunların her biri ekosistemin denge içinde işlemesinde küçük veya büyük pay sahibidir.

Öyle ki bazen tek bir türün bile yok olması durumunda, bütün ekosistem aksar ve denge bozulur. Örneğin, 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başında, Amerika'nın kuzeybatı ve Kanada'nın batı sahillerindeki su samurları neredeyse soyları tükenme noktasına kadar avlandılar. Su samurları deniz kestanesi ile besleniyorlardı; onların yokluğunda, deniz kestaneleri hızla çoğalarak geniş yosun yataklarını tahrip etmeye başladılar. Yosunların zarar görmesi, aynı sularda bulunan birçok balık ve omurgasız canlı türünü olumsuz yönde etkiledi ve sayılarının azalmasına neden oldu. Su samurlarının koruma altına alınmasıyla, 20. yüzyılın sonuna doğru yosunlar çoğaldılar ve bölgedeki denge tekrar kuruldu. (M. Encarta Encyclopedia 2001 Deluxe Edition CD, "Biodiversity".)

Konuya ilişkin gözlemlenmiş pek çok vaka vardır. Söz konusu örnekler şu gerçeği daha iyi kavramamıza yardımcı olmaktadır: Canlı türleri hem birbirleriyle hem de bulundukları çevre ile mükemmel bir uyum içinde yaşamlarını sürdürmektedir.

Yeryüzündeki muazzam canlı çeşitliliğinden oluşan sistemin kompleksliğini tanımlamak için "olağanüstü kompleks" ifadesi bile çok yetersiz kalır. Bunun daha iyi kavranması için şu gerçeğin üzerinde düşünülmesi yerinde olacaktır: Tüm bilim adamları el ele verseler ve insanoğlunun tüm bilgi-teknoloji birikimi ve maddi imkanları biraraya getirilse, söz konusu sistemin çok küçük bir taklidi bile oluşturulamaz. Dünyaca ünlü Biyoçeşitlilik Uzmanı Edward Wilson, bu gerçeği bir örnekle anlatır; bilim adamlarının, tamamen kesilecek bir yağmur ormanındaki türleri önceden toplayarak, başka bir yerde tekrar biraraya getirmesinin kesinlikle mümkün olmadığını şöyle ifade eder:

"Binlerce biyolog, bir milyar dolarlık bir bütçeyle bile bu görevi yerine getiremez. Bunu yapmanın bir yolunu hayal bile edemezler. Bir orman parçasında çok fazla sayıda tür yaşar: diyelim 300 kuş, 500 kelebek, 200 karınca, 50.000 kın kanatlı, 1000 ağaç, 5000 mantar, on binlerce bakteri türü ve ana gruplardan oluşan uzun listeden daha niceleri. Belli bir yaşama alanı, şaşmaz bir mikro iklim, belli besinler, hayat döngüsünün safhalarını tetikleyecek şekilde özelleşmiş ısı ve nem döngüleri isteyen her türün doğada belli bir mevkisi vardır. Türlerin çoğu diğer türlere ortakyaşarlık bağlarıyla bağlıdır; partnerleriyle kendilerine has doğru konfigürasyonda bir araya gelmezlerse hayatta kalamaz ve üreyemezler.

Biyologlar, Manhattan Projesi'nin (ABD yönetimince yürütülen ve ilk atom bombasının üretilmesiyle sonuçlanan araştırma projesi) taksonomik eşdeğerini tersten gerçekleştirse, bütün türlerin kültürlerini sınıflandırıp korusa bile topluluğu tekrar biraraya getiremez. Kırılmış bir yumurtayı eski haline getirmeye çalışmaya benzer bu." (Edward O. Wilson, Doğanın Gizli Bahçesi, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, Çev: Aslı Biçen, 2000, s. 182- 183.)

Profesör Wilson'un bu ifadelerinden anlaşılmaktadır ki, bir ekosistemin insan aklı ve bilgisi ile dahi oluşturulması mümkün değildir.O halde bir ekosistemin -evrimcilerin iddia ettiği gibi- kör tesadüflerin eseri olarak meydana gelmesi tamamen imkan dışıdır. Bu konuya ilişkin olarak Cornell Üniversitesi'nden tanınmış Botanik Profesörü Karl Niklas'ın şu ifadesi de anlamlıdır:

"Fosillerde, canlı organizmalarda ve kıtalarda gördüğümüz ekolojik yapıların tesadüf sonucu olduğunu sanmıyorum." (John Whitfield, "All Creatures Great and Small", Nature, vol. 413, 27 Eylül 2001, s. 344.)

Şüphesiz, mükemmel bir uyum içinde faaliyet gösteren ekosistemler, üstün bir Yaratıcının varlığının ve yaratılış gerçeğinin apaçık delillerindendir. Aynı zamanda, yeryüzündeki biyoçeşitliliğin ve kusursuz düzenin, kör tesadüfler ve başıboş rastlantılar sonucunda oluştuğunu iddia eden Darwinizm'i kesinlikle yalanlamaktadır.


 
 
 
 
 
Arama Sonuçları
Toplam Sayfa:
« »
 

bir fosil

 
 

darwin'i yıkan kafatasları

 

son yorumlar

Bilim adamları evrenin bir toplu iğne başı kadar bir kütleden oluştuğu...  [salih1159 / 28.04.2012 06:03] 

allah razı olsn..  [drfg / 26.04.2012 11:00] 

tşkr edrm sze ödvme çok yrdm ettnz  [melo / 13.04.2012 08:42] 

evet sayın arkadaşlar ben de bir çingeneyim ama hep kendini gizleyen b...  [ademin çocuğu / 12.04.2012 04:09] 

çok güzel çok detaylı süper yani  [beyza / 10.04.2012 08:22]